5. Bölüm / Transfagarasan Yolları...

Sabah uyanmak istemedik, yetişmemiz gereken bir yer yok. Kahvaltı için sokağa attık kendimizi, niyetimiz elimize birer kahve alalım, bir de kruvasan tadında birşey olsun yeter. Bulduk her ikisini de ancak sürekli şekerli şeyler yediğimizden olsa gerek, istediğimiz tatmini vermedi ve Arzu'nun duaları kabul oldu. Pişi satan bir yer bulduk, satıcı çikolatalı mı olsun şekerli mi falan diye sorarken en sadesini ver abi tuzlu olsun diye yalvardık adeta :)

 

Yavaştan yola çıkma zamanımız geldi, Transalpina yoluna baktık çok tatmin etmedi bizi, 5 gündür Romanya'dayız memleket hasreti çekmeye de başladık. En iyisi Bükreş'e dönelim, gece dinlenip sabah erken yola çıkıp öğlen  Edirne'ye girelim dedik.

 

Bükreş'e dönüş yolu 280 km gibi birşey ancak yollar cidden hız yapmaya müsait olmadığından çok uzun sürdü. Bir de Sibiu'dan çıkışta ziyaret etmek istediğimiz bir yer vardı ki peri masalı şatosu desek yeridir. Fotoğraflar zaten çok şey anlatacaktır size :)

 

Planladığımız gibi şehir dışında ayarladığımız otelimize girdik, resepsiyondaki kız Türk dizisi (Kara Ekmek) izliyor. Neyse odamıza geçtik dinlendik, ertesi gün erkenden yola çıktık ki tüm şehir hala uyuyordu.

 

Hızlıca Bulgaristan sınır kapısına ulaştık, burada geçişimiz biraz sıkıntılı oldu bekletildik. Neyse oradan geçtik basıyoruz ülkemize girmeliyiz biran önce Bulgaristan'ın havasını solumak iyi gelmiyor bize :) Onlarca köy kasaba geçtik ki açlığımız artık durmamıza neden oldu. Bakkal gibi bir yerden birşeyler aldık, Bulgar Levamız yok EUR veriyoruz, karşımızdakinde İngilizce yok(gayet normal, köy gibi bir yerdeyiz) derdimizi anlatamıyoruz. Neyse aldık birşeyler dışardaki makinadan da kahve aldık. Allahım bir ürünün tadı bu kadar mı kötü olur tamamını çöpe attık mecburen, kahveler desen leş...

 

Yola devam edip Kapıkule'ye geldik ve cennet vatanımızdayız artık. 6 günde Romanya'nın birçok yerini gezdik, Drakula kovaladık, masal diyarlarına uçuşa geçtik, yemeğin kalitelisini de tattık, midemizi bozduğumuz anlar da oldu, ama hepsini bir araya toplarsak bizim beklentilerimizin üzerinde çıktı, gönlümüzü kazandı. Artık Ciğerci Aydın'a uğrama vakti onu da başka zaman anlatırız :)

Bunlar da ilginizi çekebilir!

Seyahat etmeyi seven bir çiftin sıradan/sıradışı maceraları

İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde 2008 yılında başlayan arkadaşlığımız, sevgimiz günümüze kadar süre geldi. Bu süre içinde gerek yurtiçi gerekse yurtdışı birçok noktaya seyahat fırsatımız oldu. En güzel anılarımızı bu seyahatlerde yaşadığımızı ve hayatın da hızlı akışından dolayı birçok şeyi gün geçtikçe unuttuğumuzu farkedince bu blog kaçınılmaz oldu…

  • Black Instagram Icon
  • Black Facebook Icon
  • Black YouTube Icon