BALABAN KÖYÜ KAMP ALANI (KIRKLARELİ)

  • Adres: Balaban Köy Çıkışı, Dupnisa yolu üzeri, Balaban Köyü/ Demirköy/ Kırklareli
     

  • Ulaşım: İstanbul'dan Avrupa Otoyolu üzerinden Demirköy yoluna devam edip, Yenice'den sonra Demirköy'e gelmeden ''Dupnisa Mağarası'' tabelasının olduğun yerden sola doğru ayrılıyorsunuz. Balaban Köyü'ne ulaşıp çıkışına doğru ilerlediğinizde solda ''Dupnisa Alabalık Çiftliği''ni göreceksiniz. Çifliğin hemen önünde yer alan orman.

  • Sezon: 4 mevsim ancak kişiye ve ulaşım sağlayacağınız araca göre değişir. Dupnisa yol ayrımına kadar yol asfat. Sonrasında da asfalt ancak biraz bozuk ve çukurlar olan eski bir asfalt. Kırklareli kışı sert geçiren bir bölge olduğu için, kış hava koşullarında, scooter gibi ufak motosikletler için burası zorlu bir yol. 

  • Konaklama: Bu alanda herhangi bir tesis yok. Kamp alanı desek de aslında tam olarak belirli bir kamp alanı da yok. Çadırınızı ücretsiz bir şekilde ormanın herhangi bir yerine atabilirsiniz. 

  • Zemin: Kamp atabileceğiniz düz ya da hafif eğimli alanlar mevcut
     

  • Ağaçlık/Gölgelik alan: Tamamen ağaçlık bir alan. Hamak kurabileceğiniz mesafede ağaçlar mevcut.
     

  • Oturma: Alanda herhangi bir masa, piknik masası ... vs. yer almadığı için kendi masa, sandalye ya da örtünüzü götürmeniz gerekmektedir.

  • Ateş Yakma: Ateş yakma ile ilgili bir kısıtlama yok. Kontrollü bir şekilde etrafını taşlar ile çevirerek ateş yakabilirsiniz. Tabi en güzeli daha önce ateş yakılan bir yerde ya da varil/tenekede ateş yakmanız. Sonbaharda dökülen yapraklar tehlike yaratabilir, dikkat!!!

  • Elektrik: Yok

  • Telefon Şebekesi:  Türk Telekom hiç çekmiyor. Turkcell ve Vodafone çekiyor. Telefonunuz çekmiyor ise, acil durumlarda, Alabalık Tesisinden telefonlarını kullanmayı rica edebilirsiniz.

  • Aydınlatma: Bölgede her hangi bir aydınlatma yok. Hava da bulutluysa, gece zifiri karanlık  oluyor. Kendi aydınlatmanızı getirmeniz şart.

  • Tuvalet: Yok (Ormanda ufak bir gezintiye çıkabilirsiniz :)

  • Alışveriş: Köyde temel ihtiyaçlarınızı alabileceğiniz (ekmek, su, peynir...vb) bir bakkal mevcut ancak satılan ürünler oldukça sınırlı. Yol üzerinde Yenice'deki ''Sülün Market/Tekel'' ve yanındaki kasaptan bir çok ihtiyaçlarınızı temin edebilirsiniz. Kamp alanına yaklaşık 11 km mesafedeki Demirköy'de de; bir çok market, A101, BİM, büfe, fırın, kasap, tekel ve pastahane mevcut. Demirköy'de ayrıca atm, ptt, ipragaz sağlık ocağı, cami, eczane ve veteriner kliniği de mevcut.

  • Yeme – İçme: ​​Tesis olmadığı için yeme-içmenizi kendiniz getirip hazırlamanız gerekiyor. Ama tahta köprü üzerinde güzel bir kahvaltı yapmak ya da balık yemek isterseniz  ''Dupnisa Alabalık Çiftliği'' çok güzel bir seçenek. Demirköy'de de çok güzel, manzaralı restaurantlar var (''Samafor Kır Restaurant'' gibi). Ormanda bir kaynak/çeşme görmedik ancak Dupnisa Köyü'nde yol üzerinde bir çeşme var, yanınızda şişe getirirseniz buradan doldurabilirsiniz.
     

  • Park: Ormana araç girebiliyor. Aracınızı, ormanın araç ve yürüyüş yolunu kapatmayacak şekilde, uygun yere park edebilirsiniz.
     

  • Güvenlik: Bizim gibi tenha bir sezonda kamp yapıyorsanız, Dupnisa Köyü muhtarlığına gidip kamp yapacağınız yeri ve bölgeden ayrılacağınız zamanı bildirebilirsiniz. Ya da bizim yaptığımız gibi, Alabalık Çiftiliği'ndekiler ile tanışıp, bunları onlara bildirebilirsiniz. Acil bir durumda da kendilerine haber verip yardım isteyebilirsiniz. En yakın Emniyet Müdürlüğü Demirköy'de.

  • Yaban Hayatı: Biz inek, köpek ve kuş dışında bir şey görmedik. Gündüz bir ara tepemizde atmaca dolandı, her gece de baykuşları dinledik o kadar :)

  • Benzin:  Kamp alanına yaklaşık 11 km mesafe, yol üzerinde, Demirköy'de Total - Kınay Petrol var.

  • Yapılabilecek Aktiviteler: Ormanda trekking, çevre yerlere geziler

  • Etrafta Görülebilecek Yerler:  Dupnisa Mağarası (19 km), İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı (40 km), Cehennem Şelaleleri (47 km)

  • Ücret: Ücretsiz

​He
   Her şey, 27 Ekim Cumartesi sabahı saat 07:30'da Aydın tarafından ''Hadi kalk!!! Kampa gidiyoruz'' diye, zorla uyandırılmam ile başlıyor... :)

  ''Nereye?'' diye soruyorum, ''Sürpriz'' diyor. ''Eeee eşya hazırlamamız lazım'' derken bir de bakıyorum ki, zaten bütün kamp eşyalarını hazırlayıp salondaki koltuğun üzerine yığmış. Ben de hemen kişisel eşyalarımı hazırlıyorum ve tüm eşyaları araca yüklememiz ile birlikte hemen yola çıkıyoruz. 

   Otoyola girip Edirne tarafına doğru yöneliyoruz ama hala nereye gittiğimiz bilmiyorum. Ta ki otoyoldan çıkıp Çerkezköy yoluna dönene kadar. Tamam diyorum, herhalde uzun zamandır gitmeyi planladığımız İğneada'ya gidiyoruz. 

   Dökülen yapraklar ve doğanın değişen renkleri ile birlikte sonbaharı sona kadar hissettiğimiz muhteşem manzaralı yollardan geçiyoruz.


 

Seyahat etmeyi seven bir çiftin sıradan/sıradışı maceraları

İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde 2008 yılında başlayan arkadaşlığımız, sevgimiz günümüze kadar süre geldi. Bu süre içinde gerek yurtiçi gerekse yurtdışı birçok noktaya seyahat fırsatımız oldu. En güzel anılarımızı bu seyahatlerde yaşadığımızı ve hayatın da hızlı akışından dolayı birçok şeyi gün geçtikçe unuttuğumuzu farkedince bu blog kaçınılmaz oldu…

  • Black Instagram Icon
  • Black Facebook Icon
  • Black YouTube Icon