ant kamping (erdek)

  • Adres: Düzler mevkii Erdek / Balıkesir 10500 - TÜRKİYE

  • Ulaşım: İstanbul'dan Yenikapı - Bandırma deniz otobüslerini kullanıp, Bandırma'dan da ​Erdek otobüslerine binip kampa ulaşabilirsiniz.

  • İletişim: +90 533 696 90 44

  • Sezon: Nisan - Eylül arası

  • Konaklama: Kendi karavanınız ya da çadırınız ile konaklayabiliyorsunuz.

  • Zemin: Oldukça düzgün, toprak - çimenlik zemin ve çadır kurmaya uygun.

  • Ağaçlık/Gölgelik alan: Kamp alanı 35 yıllık çam ağaçları ile kaplı. Hamak kurmak için de uygun ağaçlar var.

.

  • Oturma: Piknik alanında ortak kullanım piknik masaları mevcut.

  • Ateş Yakma: Sadece sahil tarafındaki kamp ateşi alanında ateş yakılabiliyor.

  • Elektrik: Belli noktalarda elektrik prizleri mevcuttur. 

  • Aydınlatma: Girişten sahile kadar, çadır kurulan alanların tam ortasından geçen dümdüz bir yol var ve bu yol üzerinde de aydınlatmalar var. Bu aydınlatmalar gece lambası gibi loş aydınlatmalar ve kesinlikle rahatsız etmiyor. 

  • Tuvalet/ Duş: Kamp alanının girişinde kadın ve erkek olmak üzere tuvaletler mevcut. Ayrıca engelli ve çocuk tuvaleti de var.
    24 saat sıcak su olan birer de duş var.

  • Market: Kampa 5,5 km uzaklıkta Erdek'in girişinde Migros yer alıyor. Kampa yürüyüş mesafesinde, 600 metre uzaklıkta, Bandırma yönünde ''Kardelen Market'' diye çok ufak bir market var. Yine Bandırma yönünde, yaklaşık 1.3 km mesafede, yan yana ''Rumeli Tekel Shop'', ''Bizim Market'', ''Görkem Market ve Ekmek Fırını'' ve ''Kavala Market'' mevcut.

  • Yeme – İçme: Sadece sahil tarafındaki piknik alanında mangal yakılabiliyor. Bunun dışında çadırınızın yakınında ya da ortak mutfakta tüpünüzü kullanabiliyorsunuz. Sahil kapısının 200 m sol tarafındaki Pınar Otel Lokantası'nda da yemek ve kahvaltı bulabilirsiniz. Kullanım suyu kuyudan geliyor, temiz ancak içme suyu olarak resmi olarak onaylanmamış.

  • Mutfak/ Bulaşık Yıkama: Kampın ortasında, mutfak barakası var. Muftakta da, yemek hazırlamak için tezgah, bulaşık yıkamak için lavabolar ve buzdolabı mevcut.

  • Çamaşır Yıkama: Kampın ortasındaki alanda çamaşır yıkama barakası mevcut. Makina kullanımı ücretli.

  • Otopark:  Otomobiller, motosikletler kamp alanına giremiyor, park alanında kalıyor. Karavan otomobilleri de karavanları kamp alanına yerleştirdikten sonra park alanına geri dönüyor. Kamp ekipmanlarınızı ve eşyalarınızı ise girişteki el arabası ile taşıyabiliyorsunuz.

  • Benzin: Erdek yönünde yaklaşık 1,6 km uzaklıkta Opet istasyonu mevcut.

  • Evcil Hayvan: Evcil hahvanlara kapıları açık. Herhangi bir ücrete tabi değiller ancak atıklarını toplamanız gerekiyor.

  • Etrafta Görülebilecek Yerler:  Manyas Kuş Çenneti (40,6 km), Erdek (6,3 km), Kyzikos Antik Kenti (1,6 km) ve Yürüyüş Rotaları (Ahmet Abi'nin yürüyüş rotalarından ve kılavuzluğundan faydalanabilirsiniz, çok da mutlu olur :) )

  • Ücret: 1 gecelik kişi başı fiyatlandırmalar aşağıdaki gibidir.


          * Kendi çadırınızla;


                                                      Düşük Sezon     -    Yüksek Sezon
                                                     (27 Nisan - 12 Tem.)             (13 Tem. - 16 Eylül)   

        * 1 kişi (Çadır: 1~2 kişi) =          35 TL                         40 TL
        * 2 kişi (Çadır: 2~3 kişi) =          30 TL                         35 TL
        * 3 kişi (Çadır: 3~4 kişi) =          28 TL                         35 TL     
        * 4 kişi (Çadır: 4+ kişi)   =          28 TL                         35 TL



        * Karavan, motokaravan, araç üstü çadır ...vb;
 

                                     Düşük Sezon    -      Yüksek Sezon                         

                                   (27 Nisan - 12 Tem.)               (13 Tem. - 16 Eylül)    
 

          * 1 kişi           :            45 TL                          50 TL
       
* 2 kişi           :             35 TL                          45 TL
       * 3 kişi           :             30 TL                          40 TL    
       
* 4 kişi           :             30 TL                          35 TL

  • Karavan kullanım suyu (gri su) tankı için ayrı bir boşaltma noktası var. Bu nokta "sarı tabela" ile işaretlemiş. Boşaltma noktasının üstüne aracınızla gelip boşaltma yapabilirsiniz. Kullanım su tankı olmayan karavanlar kamp alanına kabul edilmiyor.

  • Giriş kapısı ile sahil kapısı gece saat 24:00'da kilitleniyor.

  • Gece saat 22:30'dan daha geç kalındığında, otomobiller, karavanlar ve motosikletler giriş park alanında bırakılıyor ve ertesi gün saat 09:00'a kadar içeri alınmıyor.

  • Hesaplar bir gün önceden kesiliyor, saat 14:00 dan sonra ayrılanlarda yarım günlük konaklama ücreti alınıyor.

Bayramı fırsat bilip @motorlukasif ile kamp yapalım diyoruz ve tatilin 4 gün olmasıyla da İstanbul'dan biraz uzaklaşmak istiyoruz.

Bu kamp için aradığımız özellikler şu şekilde;

  • Camping alanı olması

  • Kalabalık olmaması

  • Piknikçileri almayan bir yer olması

  • Sessiz sakin bir yer olması

  • Hijyenik duş ve tuvalete sahip olması

  • Mümkünse deniz kenarı olması

Ve internet araştırmalarımızda tam da istediğimiz gibi bir yer buluyoruz :) ancak bulduğumuz yer ile ilgili şöyle bir sıkıntı var, yorumlar ve puanlamalar ya çok iyi ya çok kötü. Tüm bu anlam veremediğimiz yorumlara rağmen biz, gitmeye karar veriyoruz. Ne olacak ki, en kötü başka bir kamping buluruz :)

2 motor sabah erkenden yola çıkıyoruz. Yenikapı-Bandırma deniz otobüsü genel olarak ve gideceğimiz tarihte pahalı olduğundan Pendik-Yalova deniz otobüsünü tercih ediyoruz. Sonrasında da 2 saatlik bir sürüş sonrası Ant Kamping'e ulaşıyoruz. Bu arada, yol gayet düzgün ve kampinge yönlendirme tabelası da mevcut. 

Giriş kapısından girdikten sonra solda ahşap bir bina göreceksiniz. İşte Ahmet Abi ile tam bu noktada tanışıyorsunuz :) Rezervasyonunuz varsa kendisi kaydınızı ve kamp alanı ile ilgili bilgilendirmenizi yapıp sizi yerleşmeniz için yönlendiriyor. Rezervasyonunuz yoksa da, yer uygunluğuna göre size elveda ya da hoşgeldiniz diyor ve işlemlerinizi gerçekleştiriyor. 

Bizim gitmiş olduğumuz tarihte, rezervasyonumuz olmamasına rağmen, içeride yer olduğu için kamp alanına giriş sağlıyoruz. Öncelikle motorlarımızı park alanına bırakıyor ve kaydımızı yapıyoruz. Motordan sadece çadırımızı alıp, öncelikle kamp alanını dolaşıp kendimize yer belirliyoruz. Denize yakın ve hamaklarımızı kurabileceğimiz güzel bir yer bulup, diğer eşyalarımızı da almak için motorlarımıza dönüyoruz. Motorları kamp alanına sokamadığımız için, motor çantalarını ve diğer kalan eşyalarımızı indirip, çadır alanımıza götürüp yerleşiyoruz. (Eşyalarınızı taşımak için kullanabileceğiniz el arabası dolu idi, biz de beklemek istemediğimizden git gel yaparak taşıyoruz)

Kamp alanına girdiğimiz gibi herkes bize gülümseyerek ''Günaydın'' ve ''Hoşgeldiniz'' diyor. Genel olarak ortam mı böyle mi yoksa bize mi böyle denk geldi , hiç bir fikrimiz yok ama bu bizim çok hoşumuza gidiyor. 

 

Denize yakın sol tarafa, en ön kısımdaki boş yeri gözümüze kestiriyor ve hemen yerleşmeye başlıyoruz. Tam biz yerleşirken yanımızdaki aile toparlanıyor ve o sırada kısa bir sohbete başlıyoruz. 4-5 gündür burada olduklarını, ortamın çok güzel ve sakin olduğunu, Ahmet Abi' den aldığı testere ile ağaçlardan kestiği kuru dalları her akşam ortadaki büyük ateş alanında yaktığını, çok keyifli olduğunu bizim de yapmamız gerektiğini söylüyor. Sohbeti ve tavsiyeleri için teşekkür edip onları uğurlarken biz yerleşmeye devam ediyoruz.

Çadırlarımızı kurduktan sonra, çadırlarımızın arkasındaki uygun ağaçlara kimseyi rahatsız etmeyecek şekilde hamaklarımızı da kuruyoruz. Yerleştikten sonra ilk amacımız her zamanki gibi kamp alanını keşfetmek. Kamp alanı kesinlikle internette okuduğumuz özellikler ile birebir örtüşüyor.

 

Gelelim kamp alanı ile ilgili izlenim ve tecrübelerimize;

  • Kesinlikle alan çok temiz. Zemin toprak ve çim, çadır kurmaya oldukça elverişli.

  • Çadırlar birbirine çok yakın değil. Herkesin kendine ait bir alanı var. İçeriye çok daha fazla çadır/kişi alabilecekken, bu mesafeyi korumak adına almıyorlar.
     

  • Tuvalet ve duş kısmı inanılmaz temiz. Hatta, Türkiyedeki kamp alanları içinde şu ana kadar gördüklerimizin en temizi diyebiliriz. Ahmet Abi bu konuda çok hassas ve sürekli temizleniyor. Tuvalete her gittiğinizde, kamp alanındaki bir tuvalet nasıl bu kadar temiz olabilir diye şaşırabilirsiniz :) Tuvaletin dışında, kumlu ayaklarınızı yıkamak için bir çeşme mevcut. Ayaklarınızı yıkayarak tuvaletlere girmeniz rica ediliyor. Üşenmeyip bunu yaparsanız, o an yaşadığınız alanın temiz kalmasını ve bir daha ki gelişinizde tekrar temiz bulmanızı sağlayabilirsiniz.

  • Toplanın güzel haberi veriyoruz. Duşta sıcak su var :) Türkiyedeki kamp alanlarınının çoğunda (özellikle deniz kenarı olanlarda) sıcak su bulmak zor iken burada sıcak su var. Duşun üzerinde saat 18:00'dan sonra açıldığı, öncesinde kumsaldaki duşları kullanmanız gerektiği yazıyor ancak biz gün içinde kullandığımızda da sıcak su vardı :) Tek kötü yanı var, o da kadın ve erkek alanında sadece 1'er duşun olması ama nasıl olduysa kaldığımız süre boyunca duş için hiç sıra beklemedik :S Temiz lavabolar ve pırıl pırıl aynalardan bahsetmiyorum bile :)

  • Tuvaletin olduğu alanda priz mevcut. İsterseniz saç kurutma makinenizi/ saç maşanızı yanınızda getirip bu alanda kullanabilirsiniz. Biz yanımızda getirmeyi unuttuğumuz için kullanamadık :(

  • Orta kısma doğru bir mutfak barakası var. Kampın ortasında, hem görüş mesafesi açık hem de üstü kapalı böyle bir alan yaratmaları çok güzel olmuş. Burası, bir çok kişinin aynı alanda çalışabileceği genişlikte bir alan. Yemeklerinizi hazırlayabileceğiniz tezgah ve bulaşıklarınızı yıkayabileceğiniz 4 adet lavabosu var. Tezgah ve lavabolar gayet temizler, içeridekiler de genelde temiz kullanıyorlar. Mevcut 2 adet büyük buzdolabı yeterli ve gayet güzel çalışıyor. Bunların dışında en sevdiğimiz şeylerden biri de, burada kettle da olması. Böylelikle çayımızı,kahvemizi ve makarnamızı hazırlamak oldukça kolay oldu :)  

  • Piknik tüpünüzü mutfak alanında ya da çadırınızın yanında kullanabiliyorsunuz. Bizim tüpümüz yoktu, mutfakta tezgahta duran 2 adet piknik tüpü vardı. Ortak kullanım mı, birine mi ait, yoksa biri mi bıraktı diye sorguladık ama net bir bilgi alamadık. Ama yine de, birine aitse hakkını helal eder inşallah diyerek bir akşam makarna yapmak için kullandık :) Tabağınız, tencereniz, çatalınız, bıçağınız yoksa ya da unuttuysanız merak etmeyin burada bir çoğunu bulabiliyorsunuz. Tuz, yağ, pril, bulaşık süngeri ..vb ürünler de genelde oluyor.

  • Giderken bir çok kişi, geri götürmek istemedikleri yada tüketemeyecekleri kalan yiyeceklerini , orada kalmaya devam eden kampçılara bırakıyor. Tanışıp muhabbet ettiğimiz çok tatlı bir aile bize bir kaç şey bırakmıştı, biz de giderken başkalarına bıraktık. (Lütfen kalan yiyeceklerinizi giderken buzdolabında bırakmayın!!! Hem gereksiz yer kaplıyorlar hem de bozulana kadar dolapta kaldıkları için dolabı kokutuyorlar)

  • Sadece, sahil tarafındaki belirlenen alanda mangal yakabiliyorsunuz. Mangalınızı buraya koyabilir ya da orada mevcut olan küçük mangallardan birini kullanabilirsiniz. Biz iki gece mangal yaptık ama ilk gece mangal yakmamıza gerek kalmadı. Etlerini pişiren bir kampçı arkadaş ''hiç yakmayın, gelin bunu kullanın'' dedi, biz de memnuniyetle kabul ettik. İkinci gece de aynı teklifi, etlerimizi pişirdikten sonra biz başka bir kampçı arkadaşa yaptık.

  • Yine sahil tarafında, mangal alanının orada ortak kullanım olan piknik masaları mevcut. Kendi masanız yoksa ya da mangalımı yapayım hemen burada yemeğimi yiyeyim derseniz bunları kullanabiliyorsunuz. Ama unutmayın, bunlar ortak kullanım, yemek saatlerinde bir çok kişi kullanmak istiyor ve sofrasını kurmak için sizin kalmanızı bekleyen birileri olabilir.

  • Araba ya da karavan ile gelen bir çok kişinin zaten kendi masası olduğu için, akşam kendi çadırlarının önünde kendi masalarında takılıyorlar. Ama bizim gibi motorcu ve sırt çantalıysanız, haliyle masanızı taşıma imkanınız olmuyor. Bu durumda akşam boş kalan masalara yerleşip vakit geçirebiliyorsunuz. Biz yemekten sonra boş kalan bir masaya abur cubur ve içeceklerimiz ile kurulup, bol sohbet ve bizim için arkadaşlar ile yapılan kampların vazgeçilmezi olan 'Uno' ile keyifli zamanlar geçiriyoruz.

  • Maalesef kendi çadırınızın önünde ateş yakamıyorsunuz ama zaten burada kamp yaptığınız sezonlar sıcak sezonlar ve ısınmak için çok da ateşe ihtiyacınız olmuyor. Yine de ısınmak ve keyif için ateş yakmak isterseniz, sahil tarafındaki ateş yakma alanını kullanabiliyorsunuz. Biz, kampa ilk geldiğimizde tanıştığımız abinin tavsiyesine uyup, Ahmet Abi'den ödünç aldığımız testere ve merdiven ile gün içinde ağaçlardaki kuru dalları kesip, her akşam da ateş yakıp burada vakit geçiriyoruz. Ateş başında bir şeyler içmenin, marshmallow kızartmanın, çekirdek çitlemenin ve en önemlisi de arkadaşlarla sohbetin keyfi bir başka oluyor ;) Hatta bir akşam, bir çok kampçı ile ateş başında toplaşıp, kemençe eşliğinde şarkılar söylüyoruz.

  • Bir çok noktada çöp kutusu var. Büyük bir çöp poşeti açıp, çöp biriktirmenize gerek kalmıyor. Bu kamp alanının en güzel yanlarından biri de, kamp sahibinin çevre bilinci. Çöpler, girişteki çöp bidonlarına cam - plastik - kağıt ve gıda şeklinde ayrıştırılıyor. Biz de kendi çöplerimizi, onlara bırakmadan, bu alana ayrıştırarak atıyoruz.

  • Veee... ışıklandırma. Kampın girişinden sahile kadar giden yol üzerindeki ağaçlarda, yolu aydınlatan loş renkli ışıklandırmalar var. Hiç bir şekilde rahatsız etmiyorlar, bu çok güzel ama gece tuvalete giderken ya da kamp içinde bir yerlere hareket ederken bir kamp ya da kafa lambasına ihtiyacınız olabilir.

  • Kampın tek kötü yönü (eğer yüzmek için geldiyseniz), denizinin çok da güzel olmaması. Deniz, sığ ve yosunlu. Deniz anası ve deniz kestaneleri görmek mümkün. Zaten bunun ile ilgili uyarıları, plajdaki tabelalarda ve kampa girişte verilen bilgilendirme kağıdında bulabiliyorsunuz. Plajda şezlong-şemsiye yok, duş mevcut. Bizim gibi, buraya gelip yüzmek çok da umurunda olmayanlardansanız, kumsalında vakit geçirmek de çok keyifli. Kumsalda güneşlenebilir, yürüyüşe çıkabilir, gün doğumu ve gün batımını seyredebilirsiniz.

  • Kamp alanınız girdikten sonra çadırınızı, kamp girişini arkanıza sahili önünüze alarak, sol tarafınızda kalan alana kurmanızı öneririz. Biz farkında olmadan bu şekilde yapmışız ancak 3 gece kaldıktan sonra ne kadar mantıklı bir şey yapmış olduğumuzu daha da fark ettik. Çünkü kampın sağ tarafında, hemen dibinde başka bir kamp alanı daha var ve orası buradan çok farklı. Öncelikle orası ışıl ışıl, kalabalıktan kaynaklı olsa gerek daha gürültülü, yine kalabalıktan kaynaklı yemek saatlerinde rahatsız edici bir mangal dumanı yükseliyor, kamp alanının içerisine araç aldıkları ve o araçların bazıları gün içinde de giriş-çıkış yaptıkları için araç gürültüsü de hiç bitmiyor, gün içinde dinlemek istemeyeceğiniz müzik sesleri yankılanıyor. Eminiz orasını da sevenler vardır ama bizim gibi sakinlik arıyorsanız oraya gitmek istemeyip, aynı zamanda olabildiğince uzaklaşmak için de kampın sol tarafına kaçmak isteyebilirsiniz ;)

Ve gelelim, kampa gelmeden önce internetten okuduğumuz olumsuz yorumlara. Yazıyı buraya kadar okumuşsanız zaten az çok siz de anlamışsınızdır. Kampta kaldığımız bu 4 gün boyunca anlıyoruz ki olumsuz yorumlar kamp alanı ile ilgili değil de kamp sahibi ve kampın kuralları ile alakalı. Hiç üşenmedik, yorumların çoğunu okuduk ve şimdi size Ahmet Abi'nin avukatlığını yapacağız biraz. Hazır mısınız? :)

  • Evet; Ahmet Abi sert mizaçlı bir adam. Biz de ilk kamp alanına geldiğimizde ''Kampı dolaşabilir miyiz?'' dediğimizde, ''Bu işte, buradan gördüğünüz kadar,fazlası yok!!!'' dedi :) ama huyuna gidip yine de dolaştık. Sonradan konuşunca anladık, bunu aslında içeride kalan insanları rahatsız etmemek ve güvenliklerini sağlayabilmek adına yapıyormuş. Merak etmeyin içerisi gayet güzel ve sakin :)

  • Evet; her geleni içeri almıyor. Hatta içerisi boş olsa bile. Bizce, bunun iki sebebi var. Biri içerisinin çok kalabalık olmasını istemiyor olması, ikincisi de sizin içerideki kitleye uygun olduğunuzu düşünmüyor olması. Çünkü tek istediği içerideki insanların huzurlu ve sakin bir şekilde kamp yapması.
     

  • ''Yan kamping tıklım tıklım burası niye bomboş Ahmet Abi ile tanışınca anladım'' diyenler var.  Konu o değil aslında :) Haa bu arada yan kamping de kardeşine ait. İnsanlar burayı beğenmediği ya da dolu olduğu zaman oraya yönlendiriyor. Ancak iki kamping arasında inanılmaz fark var, yukarıda biraz bahsetmiştik.

  • Evet; kampa geç geldiğinizde, içeri aracınızı sokmak istediğinizde ve kampın kurallarını esnetmeye çalıştığınızda sinirleniyor çünkü kampın kuralları var ve bunlara uymanızı istiyor.

  • Paragöz bir işletme diyen olmuş. Buna çok şaşırdık çünkü paragöz bir adam olsa kamp alanını doldurur, hiç kimseyi geri çevirmez ve etraftaki kampinglere yönlendirmezdi. 

  • İlgisiz diyen olmuş. Biz kampın 2. gününde kampa yeni gelen bir çift ile husumet yaşadık. Kendisine gidip rahatsızlığımızı anlattığımızda hemen gelip problemi çözdü, biz de böylelikle @700binkm ile tanışmış olduk :)  ( tanışmamız ve kısa bir muhabbetimizin olduğu videoyu YouTube kanallarında bulabilirsiniz)

  • Kaba ve saygısız diyen olmuş. Markete giderken ''Ahmet Abi, bir şeye ihtiyacın var mı?'' diye sorduğumuz için bizi masasına davet edip içecek ikram eden ve saatlerce muhabbet ettiğimiz bir adam. Siyasetten, geziye, çizdiği yürüyüş rotalarına kadar bir çok şeyden konuşuyoruz, kitap tavsiyeleri alıyoruz. İnanılmaz kültürlü, görmüş geçirmiş bir adam. (Ahmet Abi, bu yazıyı okuyorsan, tavsiye ettiğin kitapları alıp okuduk :)

  • ''6 kişilik çadırda 1 kişi kalsan bile, çadır kaç kişilikse ona göre ücret alıyor'' diyen olmuş.  Evet, haklı olarak senin kapladığın alan kadar ücret alıyor, çünkü senin kapladığın alana başka bir çadır alabilecekken alamıyor. Bir de böyle düşün ;) Bu zaten Avrupa'da da bu şekilde.

İşte bu şekilde :)

 

Sizde nasıl bir izlenim yarattı bilemeyiz ama biz Ant Kamping'i çok ama çok seviyoruz. Bizim için tekrar tekrar gelmek isteyeceğimiz bir yer oluyor.

Siz de giderseniz Ahmet Abi'ye bizden selam söylemeyi unutmayın :)

Sevgiler,

Elgezenler

Seyahat etmeyi seven bir çiftin sıradan/sıradışı maceraları

İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde 2008 yılında başlayan arkadaşlığımız, sevgimiz günümüze kadar süre geldi. Bu süre içinde gerek yurtiçi gerekse yurtdışı birçok noktaya seyahat fırsatımız oldu. En güzel anılarımızı bu seyahatlerde yaşadığımızı ve hayatın da hızlı akışından dolayı birçok şeyi gün geçtikçe unuttuğumuzu farkedince bu blog kaçınılmaz oldu…

  • Black Instagram Icon
  • Black Facebook Icon
  • Black YouTube Icon